Canım Velid,
Canım Sena,
Hayatta bana verilen en büyük nimetlerden biri sizin dedeniz olmaktır.
Aramızda kilometreler olsa da, siz her gün dualarımda ve kalbimdesiniz. Sizlerin büyüdüğünü, öğrendiğini, olgunlaştığını ve güzel insanlar olma yolunda ilerlediğinizi görmek bana tarifsiz bir mutluluk ve gurur veriyor.
Bir gün, belki yıllar sonra, bu mektubu yeniden okuyacaksınız.
O zaman şunu bilmenizi isterim:
Bu satırlar size nasıl yaşamanız gerektiğini söylemek için yazılmadı.
Bunlar sadece uzun bir ömrün bana öğrettiği birkaç düşüncedir.
Hayat bana bazı dersleri mutlulukla, bazılarını ise zorluklarla öğretti. Eğer burada yazdıklarımdan yalnızca biri bile bir gün size doğru bir karar vermenizde yardımcı olursa, bu mektup amacına ulaşmış olacaktır.
Her şeyden önce şunu hiç unutmayın:
Sizi çok seviyorum.
Bu sevgi, başarılarınıza bağlı değildir.
Notlarınıza bağlı değildir.
Kazandığınız ödüllere bağlı değildir.
Ben sizi sadece benim torunlarım olduğunuz için seviyorum.
Hayatta ne yaşarsanız yaşayın, ne kadar büyürseniz büyüyün, hangi yolu seçerseniz seçin, kalbimdeki yeriniz asla değişmeyecek.
İnsanlara daima saygıyla yaklaşın.
Sadece sizin gibi düşündükleri için değil, sizden farklı olduklarında da…
Çünkü gerçek saygı, farklılıkları kabul edebildiğimiz zaman anlam kazanır.
İyilik yapmaktan hiç vazgeçmeyin.
Nezaket zayıflık değildir.
Tam tersine, insanın sahip olabileceği en büyük güçlerden biridir.
İnsanlar söylediklerinizi zamanla unutabilirler; ama onlara hissettirdiklerinizi kolay kolay unutmazlar.
Özgürlük çok kıymetlidir.
Fakat gerçek özgürlük, istediğimizi yapmak değil; doğru olanı seçebilmek ve yaptıklarımızın sorumluluğunu üstlenebilmektir.
Her zaman doğruyu söyleyin.
En çok da kendinize karşı dürüst olun.
Çünkü insan önce kendisini kandırmaya başladığında, yönünü de yavaş yavaş kaybetmeye başlar.
Öğrenmeyi hiç bırakmayın.
Kitap okuyun.
Sorular sorun.
Dinlemeyi öğrenin.
Merakınızı hiç kaybetmeyin.
Bu dünyada karşılaşacağınız herkes, sizin henüz bilmediğiniz bir şeyi biliyor olabilir.
Ailenizin nereden geldiğini hiçbir zaman unutmayın.
Kökleriniz sizi geriye çeken zincirler değildir.
Onlar, nereye giderseniz gidin size güç veren sessiz bir mirastır.
Yetenek güzel bir armağandır.
Ama sabır ve emek ondan çok daha değerlidir.
Gerçek başarı, vazgeçmeyen insanların ödülüdür.
Hata yapmaktan korkmayın.
Asıl korkmanız gereken, yaptığınız hatalardan hiçbir şey öğrenmemektir.
Para hayatı kolaylaştırabilir.
Ama hayatın anlamını satın alamaz.
Gerçek zenginlik; güvenilir bir insan olmak, sevebilmek, paylaşabilmek ve geceleri huzur içinde uyuyabilmektir.
Dostlarınızı dikkatle seçin.
Size ne kazandırdıklarına göre değil, size ne kadar güven verdiklerine göre seçin.
Çünkü güven, hayatta sahip olunabilecek en değerli hazinelerden biridir.
Hayatınız boyunca farklı milletlerden, farklı dinlerden ve farklı düşüncelerden insanlarla karşılaşacaksınız.
Onları anlamaya çalışın.
Saygıyla dinleyin.
Kendi değerlerinize bağlı kalırken, başkalarının da onuruna saygı gösterin.
Hayat sizden kusursuz olmanızı istemeyecek.
Hiçbirimiz kusursuz değiliz.
Ama dürüstlüğünüzü, cesaretinizi, merhametinizi ve iyilik yapma isteğinizi daima hatırlayacaktır.
Canım torunlarım,
Benim sizden en büyük dileğim; çok zengin ya da çok ünlü olmanız değildir.
Benim dileğim, bulunduğunuz her yere iyilik götürmenizdir.
Arkanızda güzel hatıralar bırakmanızdır.
İnsanların sizi gördüklerinde kendilerini biraz daha değerli, biraz daha umutlu ve biraz daha mutlu hissetmeleridir.
İşte o zaman gerçekten başarılı bir hayat yaşamış olacaksınız.
Ve ne zaman dedenizi hatırlarsanız, umarım önce sözlerimi değil, sevgimi hatırlarsınız.
Mesafeler bizi birbirimizden uzaklaştırabilir.
Yıllar hepimizi değiştirebilir.
Ama sizi kalbimde taşıdığım yer asla değişmeyecek.
Yüce Allah yolunuzu aydınlatsın.
Kalplerinizi iyilikle doldursun.
Size hikmet, merhamet, cesaret ve huzur versin.
Ve gittiğiniz her yerde insanlara umut olan güzel insanlar olmayı nasip etsin.
Sizi bütün kalbimle seviyorum.
Dedeniz
Numan Albarbari
“İlhamını Kur’an’ın insanlığa yönelik evrensel mesajından alan bir sevgi mektubu.”
إلى أحفادي الأحباء
أحبائي…
إلى حفيديَّ العزيزين
وليد…
سَنَا…
من أعظم النعم التي أنعم الله بها عليّ أن أكون جدَّكم.
ورغم أن بيننا مسافاتٍ طويلة، فإنكم لا تغيبون عن دعائي ولا عن قلبي. وكلما بلغني خبرٌ عن تقدمكم، أو نجاحكم، أو ما تتحلون به من خلقٍ جميل، امتلأ قلبي سرورًا، وحمدت الله أنني أرى، ولو من بعيد، كيف تنمون يومًا بعد يوم، علمًا، وخُلُقًا، وإنسانية.
ولعلّكم تعودون إلى هذه الرسالة يومًا، بعد سنوات، فتقرؤونها بعينٍ غير العين التي تقرؤونها بها اليوم.
حينئذٍ أرجو أن تعلموا أنني لم أكتب هذه الكلمات لأرسم لكم طريق الحياة، أو لأفرض عليكم كيف تعيشونها.
إنما هي خواطر رجلٍ طال به العمر، فتعلم من الأيام أكثر مما تعلم من الكتب، ومن التجارب أكثر مما تعلم من الانتصارات.
لقد منحتني الحياة دروسها؛ بعضها جاء مع الفرح، وبعضها جاء مع الألم، وكلها كانت هدايا خفية صنعت ما أنا عليه اليوم. فإذا وجدتم بين هذه السطور فكرةً تعينكم يومًا على اتخاذ قرارٍ حكيم، أو تخفف عنكم حيرةً أو مشقة، فقد بلغت هذه الرسالة غايتها.
وقبل كل شيء، أريدكم أن تحفظوا حقيقةً واحدة لا يغيّرها زمان ولا مكان:
أنا أحبكم.
أحبكم لا لأنكم متفوقون.
ولا لأنكم تنجحون.
ولا لأن الناس يثنون عليكم.
أحبكم لأنكم أحفادي.
وهذه المحبة لا تزيدها النجاحات، ولا تنقصها الإخفاقات.
ومهما كبرتم، ومهما ابتعدت بكم الطرق، ومهما حملت لكم الحياة من أفراحٍ أو ابتلاءات، فمكانكم في قلبي سيبقى كما هو، ثابتًا لا يتغير.
عاملوا الناس جميعًا باحترام.
ليس لأنهم يشبهونكم، بل خصوصًا عندما يختلفون عنكم.
فالاحترام الحقيقي يبدأ حين نعترف بحق الآخرين في أن يكونوا مختلفين.
ولا تتخلوا أبدًا عن اللطف.
فاللطف ليس ضعفًا، بل هو من أسمى صور القوة.
وقد ينسى الناس كلماتكم، لكنهم نادرًا ما ينسون الشعور الذي تركتموه في قلوبهم.
واعلموا أن الحرية نعمة عظيمة.
لكن الحرية الحقيقية ليست أن يفعل الإنسان كل ما يشاء، وإنما أن يختار الصواب، وأن يتحمل مسؤولية اختياراته.
كونوا صادقين.
وقبل أن تكونوا صادقين مع الناس، كونوا صادقين مع أنفسكم.
فحين يبدأ الإنسان بخداع نفسه، يبدأ، من حيث لا يشعر، بفقدان بوصلته الداخلية.
ولا تتوقفوا عن التعلم ما دمتم أحياء.
اقرؤوا.
واسألوا.
واستمعوا أكثر مما تتكلمون.
وحافظوا على فضولكم حيًا.
فكل إنسان تلقونه قد يحمل معرفةً لم تعرفوها بعد.
ولا تنسوا أبدًا جذوركم.
فالأصول ليست قيودًا تشد الإنسان إلى الوراء، وإنما هي جذور تمنحه الثبات، وإرثٌ هادئ يمنحه القوة أينما ذهب.
وإن كان الله قد وهب أحدكم موهبة، فليحمده عليها.
لكن ليعلم أن الموهبة وحدها لا تصنع النجاح.
فالنجاح ثمرة الصبر، والاجتهاد، والمثابرة.
ولا تخافوا من الخطأ.
فالخطأ جزء من رحلة التعلم.
ولكن اخشوا أن تمر الأخطاء دون أن تترك فيكم حكمةً جديدة.
وقد يجعل المال الحياة أيسر.
لكنه لا يستطيع أن يمنحها معناها.
فالغنى الحقيقي هو أن تكونوا موضع ثقة، وأن تعرفوا كيف تحبون، وكيف تعينون غيركم، وكيف تنامون آخر الليل وضمائركم مطمئنة.
واختاروا أصدقاءكم بعناية.
لا تبحثوا عمن ينفعكم، بل عمن يستحق ثقتكم.
فالثقة من أثمن الكنوز التي قد يظفر بها الإنسان في حياته.
ستلتقون بأناس يختلفون عنكم في أوطانهم، وأديانهم، وثقافاتهم، وأفكارهم.
فاستمعوا إليهم باحترام.
وحاولوا أن تفهموهم قبل أن تحكموا عليهم.
وتمسكوا بقيمكم بثقة، دون كبر، واحترموا كرامة الآخرين كما تحبون أن تُحترم كرامتكم.
واعلموا أن الحياة لا تطلب من أحد أن يكون كاملًا.
فالكمال ليس من شأن البشر.
لكنها تكافئ، في كثير من الأحيان، الصدق، والشجاعة، والرحمة، والإخلاص في عمل الخير.
أحبائي…
ليس أعظم ما أتمناه لكم أن تصبحوا أثرياء، ولا أن تشتهر أسماؤكم.
بل أن تكونوا سببًا في خير الناس.
أن تتركوا خلفكم أثرًا طيبًا أينما حللتم.
وأن يشعر كل من يلقاكم بأنه أصبح بعد لقائكم أكثر طمأنينة، وأكثر أملًا، وأكثر تقديرًا لذاته.
فإذا استطعتم أن تفعلوا ذلك، فقد نجحتم في أجمل معاني النجاح.
وحين يخطر جدكم ببالكم يومًا، فلا أتمنى أن تتذكروا كلماته بقدر ما أتمنى أن تتذكروا محبته لكم.
قد تباعد بيننا المسافات.
وقد تغيّرنا السنون.
لكن المكان الذي تحملونه في قلبي سيبقى كما هو، لا يزاحمه شيء، ولا يبدله زمان.
أسأل الله، جلّ وعلا، أن يبارك أعماركم، وأن ينير دروبكم، وأن يملأ قلوبكم بالحكمة، والرحمة، والشجاعة، والسكينة.
وأن يجعلكم مفاتيح للخير، ومصابيح للأمل، وأن ينفع بكم الناس حيثما كنتم.
أحبكم بكل ما في قلبي من حب.
جدكم
نعمان البربري
“رسالة محبة استُلهمت من الهدي الإنساني الخالد للقرآن الكريم في خطابه إلى الإنسان.”
